Bursa Oylat Gezilecek Görülecek Yerler

0

OYLAT: Cennete Bir Adım Kala

Bursa’nın İnegöl ilçe merkezine yaklaşık 25 km uzaklıkta bulunan Oylat bölgesi önemli turizm destinasyonlarımızdandır. Bir çok turizm firmasının yerli, yabancı turistler için tur düzenlediği bu bölgenin önemi ise, Uludağ’ın kar sularından beslenen kaplıcanın kısırlık, çocuk felci gibi ciddi rahatsızlıkları tedavi edici özelliğinden ve iddiaya göre çevresel özelliklerinden dolayı, İsviçre’den sonra ikinci sırada olmasından geliyor.

Yağmurdan önce dizlerinizde, eklemlerinizde ağrı hissediyorsanız en azından haftada bir ziyaret etmenizin zamanı gelmiş demektir. 🙂

Üç arkadaş, kısa da olsa yürüyüş yapabileceğimiz, yeşillikler arasında oksijene doyacağımız bir rota ararken aklımıza gelen Oylat‘a çevirdik direksiyonumuzu. Tek umursadığım, içinde bulunarak bölgeye dair bilgi edinmek ve bir kaç yüz tane fotoğraf çekebilmekti, dolayısıyla çantama fotoğraf makinemden başka bir şey almadığım için -özellikle de uzun kollu kıyafet- pişman olmuştum. Yaza yakın aylar olsa dahi yanınızda bulundurmayı unutmayın.

Yürüyüşe başlamadan önce yolumuzun üstünde olan Oylat mağarasına uğramazsak olmazdı.

GİT Bİ GÖR: Oylat Mağarası.

Küçük bir ücret ile girebileceğiniz mağaranın diğer bilinen adı da Bursa Mağarasıdır. Kaplıcalar bölgesine gelmeden önce kesinlikle vakit ayırıp görmeniz gereken, 600 küsür metre derinliğe sahip Türkiye’nin önemli değerleri arasındadır. Mağaranın ortalarında sizi karşılayacak yarasa seslerinden ürküp geri dönmezseniz -ki bunun için hiç bir sebep yok, sadece hoş geldiniz mesajıdır- çıkacağınız merdiven sayısı bir ayda işe, okula, eve giderken çıktıklarınızın toplamı kadar olacaktır. Tamam biraz abarttım 🙂 Ayrıca 90 metre yerden yükselmiş olacaksınız.

Herkese oluyor mu bilinmez ama mağaranın sonuna kadar gidip dönüşe başladığımızda ufak çaplı bir mayhoşluk baş göstermişti, umarsızca gülüyorduk yada içimize işleyen soğuğa vücudumuzun verdiği alışmamış tepkiydi.

Tersini düşündüğünüzü umuyorum ve ‘benim ne işim var mağarada’ diyorsanız direkt es geçip oteller bölgesine kaplıca suyunun keyfini çıkartmaya gidebilirsiniz.

GİT Bİ GÖR: Oteller Bölgesi ve Kaplıcalar.

Her mevsim ziyaretçi alan oteller bölgesi, kaplıca suyunun nevralji, çocuk felci, cilt ve kadın hastalıklarını tedavi edici özelliğinden dolayı Bursa kaplıca turizminde önemli rol oynamaktadır. Yatırımın az olduğunu düşündüğüm, doğallığından çok fazla ödün vermemiş bu cennetten çıkma huzur merkezine gittiğinizde, konaklamayacaksanız bile ortalama 40 derece sıcaklıktaki kaplıca suyuna girmenizi tavsiye ederim. Kışın tatil yapmayı düşünüyorsanız diğer bir alternatifiniz burası olmalı.

Oteller bölgesinin çok yakınında olan hediyelik eşyalar da bulabileceğiniz minik ve sevecen köy pazarını ziyaret etmeyi unutmayın.

GİT Bİ GÖR: Oylat Şelalesi.

Ödülünüze ulaşmak için çok da zor olmayan yaklaşık 1 kilometrelik mesafeyi yürümeniz gerekiyor. Belediyenin yaptığı, yürüyüşünüzü kolaylaştıracak parkuru da tercih edebilirsiniz, bizim gibi sırf macera olsun diye dereye gire çıka, kayalara tırmana tırmana, ağaç köklerinden destek alarak çıkacağınız parkuru da.

2011’de ki ilk ziyaretimde orada olmayan fakat şu aralar kendisine derenin üzerinde yer bulmuş ve hemen hemen parkurun ortalarında karşımıza çıkacak çaycı abimize de uğrayabilirsiniz. Sohbetiyle bölge hakkında bilgi alabileceğiniz cana yakın abimizin, ağaç dallarının üstünü kapatarak hoş bir hava kattığı mekanında dinlenirken derenin üzerinde esen hafif yelin serinliğiyle huzur dolabilirsiniz. Vadinin uzunluğundan ve tırmanıştan yılmayıp yola devam etmenizi tavsiye ederim çünkü vardığınızda değdiğini düşüneceksiniz. Bilhassa ilkbahar aylarında ve yazın karın erimesiyle kuvvetlenen şelaleye vardıktan sonra derin nefesler alın ki tertemiz doğayı ciğerlerinizde hissedin.

Biz ‘şelaleye geldik bitti’ demedik, tırmanıp dökülmeye başladığı, ufak bir gölet oluşturduğu yeri de görmek istedik, suya girebileceğimizi de oraya çıktıktan sonra keşfettik. Yine de temkinli olmakta fayda var, demedi demeyin.

Biraz serinledikten sonra bizi bekleyen ikinci sürprizi görmek için yola devam ettik. Şelaleyi geçtikten biraz sonra, bir oyuğun içinde ortalama insan boyunu aşan gölet çıktı karşımıza, tabi girmeye cesaret edememiştik. 🙂 Kısa süreliğine mola verip yorgunluğumuzu attıktan sonra geri dönüş yoluna koyulduk.

Keyif alarak, eğlenerek ve zinde bir şekilde döndüğümüz Oylat’ı hem kültür ve doğa turu için hemde kaplıcalar için öneriyorum. Eğer doğayı seviyorsanız, baharda renk cümbüşü, yazın yeşillikler içinde huzur doluyorsanız gidip görmelisiniz.

 

Paylaş.

Yazar Hakkında

Genellikle insanlar kendilerini özetlerken fazla uzun cümleler kuramaz. Fakat şahsına münhasır ben, kendimden bahsettiğim gibi hiç bir şeyden bahsedemem. Uzun sürer, zaman ve enerji alır. Yine de... Bu bahsi geçen tavır silsilesini değiştirmek, en neşeli anlarda bile olumsuzlamayı istemsizce yapı taşı haline getirmiş yapısal fonksiyonları en azından standart seviyeye çekebilmek ve tabi ki keşfetmenin tadına en üst seviyelerde varabilmek adına, kendisini doğaya, keşfedebileceği neşe dolu yerlere, yakın-uzak destinasyonlara atabilmek adına arayışını sürdüren, ruhunda bir yerlerde çıkmaya hazır serüvenperest özelliğini heyecan ile bekleyen sade bir vatandaş olsa gerek doğru oto-tespit.