Karabük Safranbolu: Mükemmel Mimari

0

Nüfusu 60 bin civarında, özellikle evleriyle adını duyuran dünyaca meşhur bu ilçe Karabük ili sınırları içerisinde, Batı Karadeniz bölgesinde bulunmaktadır. Eskişehir OdunpazarıBursa Cumalıkızık, Bolu Göynük ilçelerinin ev mimarisiyle aynı yapılarla karşılaşacaksınız burada. Türk Osmanlı mimarisini yansıtan sekiz yüzü koruma altında toplamda yaklaşık iki bin tane döneminin klasiği geleneksel ev bulunmaktadir.

Çatalhöyük, Nemrut Dağı, Kapadokya, HattuşaşCumalıkızık gibi tarihi önem taşıyan bölge ve değerlerimizin de bulunduğu Dünya Mirasları kayıtlarında 1994’ten beri yer almaktadır.

Dünya’nın en pahalı baharatlarından sayılan safran Türkiye’de sadece bu bölgede yetiştirilmektedir ve bu baharatın gramı 6 Euro civarında satışa sunulmaktadır. Tabi ki Safranbolu’da adını bu bitkiden almıştır.
Safran demişken, Safranbolu’yu ziyaret etme fırsatı bulur ve giderseniz muhakkak Safranlı Pilavının tadına bakın. Bükmeyi de unutmayın!

GİT Bİ GÖR: Ayrıca eklemek gerekir ki Eylül aylarında Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali düzenlenmektedir.

GİT Bİ GÖR: Hıdırlık Tepesi.

Bu mevkide tüm geleneksel Osmanlı evleri ayaklarınızın altında kalacaktır. Tepenin etrafına kurulan evleri fotoğraflarken bir hayli keyif alacaksınız. Orada bulunduğunuz mevsime göre değişiklik gösterecektir fakat bahar aylarında gidecekseniz, huzura, sessizliğe kavuşup kültürümüzü görme şansı yakalayacaksınız. Evlerin yoğunlaştığı tarafa doğru gözlerinizi çevirdiğinizde şuan kent tarihi müzesi olarak kullanılan Hükümet Konağını ve 1797’de Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından inşa ettirilen meşhur saat kulesini göreceksiniz.

Tepeden inerken, ister epey geniş yapılmış araç yolunun kaldırımlarını kullanın, ister dar ve dik taş kaplı yokuşu kullanın her halükarda karşınıza Aşağı Çarşı çıkacaktır, ardından Bakırcılar Çarşısını ve Yemeniciler Arastasını gezmenizi, alışveriş yaparken bölge hakkında daha fazla bilgi edinebilmek maksadıyla esnaf ile sohbet etmenizi tavsiye ederim.

Çarşı bölgesine gelmeden Akçasu deresinde kemerler üzerine inşa edilen Lütfiye ve İzzet Mehmet Paşa Camilerini de ziyaret edebilirsiniz.

GİT Bİ GÖR: Mencilis Mağarası.

Bulak ismiyle de anılan bu mağaraya derin bir vadinin içinde, birkaç düzine merdiven çıktıktan sonra ulaşabilir ve yaklaşık 400 metreye kadar görme şansı yakalayabilirsiniz. Safranbolu’dan Karabük’e giderken hemen hemen sekiz kilometre içeride kalmaktadır. Evlerden imkan bulunup da pek tanıtılmamış mağarayı ziyaret etmelisiniz.

GİT Bİ GÖR: Dolaşırken hepsi bir arada bulunan Cinci HanıHamamı ve yukarıdan bakıldığında kubbesi asker miğferini andıran Köprülü Mehmet Paşa Camisini ziyaret etmeyi unutmayın.

1645’te inşa edilen han şuanda çay kahve içebileceğiniz kafe, acıktığınızda girip yöreye özgü yemeklerden de yiyebileceğiniz restaurant ve konaklama ihtiyacınızı en güzel şekilde karşılayabileceğiniz otel olarak hizmet vermektedir. Aynı zamanda düğün organizasyonları da gerçekleştirilmektedir.

GİT Bİ GÖRYörük Köyü, Sipahioğlu Konağı.

Bu konakta farklı bir enerji var. Bedavadan reklam gibi olacak ama sadece yarım saatlik sıcak ve esprili anlatım, muhabbetleri için şiddetle öneriyorum. Yalnız 2 TL gezi ücreti ödemeniz gerekmektedir 🙂 Filiz ablamız senelerdir bölgesel tarihlerini ezber yapmışçasına anlattığı için kitap okuyormuş gibi hissediyorsunuz. Sürüklüyor. Hatta hareketleri ve canlılığı ile de neşe katıyor, bir an tiyatroda olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ali Rıza abimiz bilgi dolu, sade, yalın anlatımıyla tarihimize dair ipuçları veriyor. Aslında kendi soy ağaçlarıyla sınırlı kalacaklarını sanıyorsunuz fakat Osmanlı kültürü, ev yaşantıları, inançlarıyla içinde bulundukları sıcak yuvalarını nasıl da kullanışlı bir hale getirdiklerini gözümüzde canlandırıyor. Yeterli zamanım olmadığı için oturup çay muhabbetinde bulunamadım ama birlikte geçirdiğimiz yarım saatte sanki kırk yıllık tanışıklığımız varmış havasına soktu beni. Eğer kendilerine ulaşmak isterseniz bana ulaşabilir yada google’dan arama yapabilirsiniz.

Paylaş.

Yazar Hakkında

Genellikle insanlar kendilerini özetlerken fazla uzun cümleler kuramaz. Fakat şahsına münhasır ben, kendimden bahsettiğim gibi hiç bir şeyden bahsedemem. Uzun sürer, zaman ve enerji alır. Yine de... Bu bahsi geçen tavır silsilesini değiştirmek, en neşeli anlarda bile olumsuzlamayı istemsizce yapı taşı haline getirmiş yapısal fonksiyonları en azından standart seviyeye çekebilmek ve tabi ki keşfetmenin tadına en üst seviyelerde varabilmek adına, kendisini doğaya, keşfedebileceği neşe dolu yerlere, yakın-uzak destinasyonlara atabilmek adına arayışını sürdüren, ruhunda bir yerlerde çıkmaya hazır serüvenperest özelliğini heyecan ile bekleyen sade bir vatandaş olsa gerek doğru oto-tespit.